Archive for the 'Ekstralar' Category
Tüm dünyada ilgiyle takip edilen ve hatta dünya televizyonlarında efsaneleşme yönünde hızla ilerleyen ‘Lost’ dizisi hayranları, sıkı durun! Elimizde dizinin 5. sezonuyla ilgili sağlam tüyolar var.
Biliyoruz ki, sıkı takipçileri Lost’un 5. sezona ne zaman start vereceği ve önümüzdeki sezon neler olacağını merakla bekliyor.
Sadece beklemekle de yetinmiyor, internet sitelerinde ve forumlarda tahminler yapılıyor, her bir sezon ayrı ayrı konuşuluyor hatta dizi ekibinin internete sızdırdığı bilgiler tartışılıyor.
Son günlerde Amerika Lost’u tartışıyor, forumlar Lost tüyolarıyla çalkalanıyorken, Odatv.com olarak biz de, Lost’un 5. sezonuyla ilgili ulaştığımız tüyoları yayınlıyoruz.
İşte, son televizyon efsanesi Lost’un 5. sezonuyla ilgili en yeni tüyolar:
- Dizinin yeni sezonu 17 bölüm olacak,
- Sezon 5 neden geri dönmek zorunda olduklarını anlatırken, sezon 6 geri döndüklerinde neler yaşandığını anlatacak,
- Dizide Claire karakterini canlandıran Emilie De Ravin, dizinin bu sezonunda karşımıza çıkmayacak fakat 6. sezonda tekrar diziye dönecek,
- Micheal tarafından vurulan ve Hurley ile aşk yaşıyan Libby’nin hikayesine, Desmond’un flashbacklarinde geri dönülecek ve Hurley ile neden aynı hastanede oldukları ortaya çıkacak,
- Esrarengiz ‘Blacksmoke’ dizi bitene kadar açıklanmayacak,
- Locke’un deyimiyle “Mr Eko” geri dönecek fakat bu dönüş flashback şeklinde olmayacak,
- Vahşi doğada yaşayan ve kızını yıllar sonra bulan Danielle Rousseou, geçtiğimiz sezonda ölmüş olsa da flashbacklarda karşımıza çıkıcak,
- Charlotte ve Daniel Faraday daha aktif karakterler olarak dizide yer alacaklar,
- 4. sezonda, Mr. Eco’nun John Locke’a “You’re next” (Sıradaki sensin) demesiyle Locke’un liderliği ve ölümü arasındaki bağlantı ortaya çıkacak,
- Karısı Sun’ın hamile olduğunu öğrenen Jin büyük ihtimalle yaşıyor olacak,
- Herkesi şaşırtan bir şekilde hem Jack’ın hemde Claire’in babası olduğunu öğrendiğimiz Christian Shephard çok önemli olacak ve neden bu denli önemli olduğu açıklığa kavuşacak,
- Benjamin ve Desmond 1. sezondan bu yana ilk defa aynı sahnede yer alacaklar,
- Son olarak, flashbackler ile flashforwardlar azalacak ve bir yerde ‘günümüz tarihi’ diye birleşecek…

Locke gençken, Mittelos Kampı’na özel bir davetiye alıyor ve açıkça görüyoruz ki, Richard Alpert ve diğerleri diye adlandırılan “vahşiler” muhtemelen çok uzun zamandır özel birini arıyorlar.


Ayrıca Mittelos ismi bizlere yabancı değil, 3. sezon 7. bölümde Juliet’ e iş teklifi yapan şirketin adı
(hemen aşağıda o bölümden bir görüntü görüyorusunuz)

arkadaşlar hepimiz biliyoruz ki lostun her sahnesi birbiriyle çoook bağlantılı ve senaristlerin ilham aldıkları sanatçılar, filozoflar ve bilim adamları var
Desmond David Hume => David Hume filozof
John Locke => John Locke da filozof
Jacob => Yakup
Mikhail => Melek
Charles Widmore => Charles Dickens —-buraya dikkat!!!
Kate Austen => Jane Austen yazar
Daniel Faraday => Faraday fizikçi
bunlar gibi daha var şuan bunlar aklımda
Jeremy Benthama gelelim.
hatırlarsanız desmond ın ölmeden önce okuyacağı kitap vardı “our mutual friends - charles dickens” ve desmond “charles dickens’ın bütün kitaplarını okudum hepsi çok güzel” manasında bi lafı var.
Bundan dolayı charles dickensın kitaplarını okumaya karar verdim ve iki şehrin hikayesini okudum şimdide oliwer twisti okuyorum kitabın önsözünde dickensın hayatından bahsediliyo “En büyük düşmanı ise yararcı liberal düşünceyi savunan jeremy bentham ve onun izleyicileriydi” gibi bi bölüm var sizce enteresan değilmi? Burdan ne sonuç çıkarabiliriz lostla ilgili ?
benim düşüncem john locke sayid gibi ben e charles widmore’a karşı yardım edicek ve jeremy benthamı yani locke’u charles widmore öldürtecek…




Matthew Fox (jack)
1-speed racer (2008)
2-vantage point (2007)
3-we are marshall (2006)
Josh Holloway (sawyer)
1-Stay Cool (2009) (filming)
2-Whisper (2007)
3-Command & Conquer 3: Tiberium Wars (2007) (VG)
4-Dr. Benny (2003)
5-Sabretooth (2002)
6-My Daughter’s Tears (2002)
7-Mi amigo (2002)
Naveen Andrews (sayid)
1-brave one (2007)
2-Planet Terror (2007)
3-Bride & Prejudice (2004)
4-Easy (2003)
5-rollerball (2002)
6-The English Patient (1996)
7-kama-sutra (1996)
Emilie de Ravin (claire)
1-The Hills Have Eyes (2006)
2-Santa’s Slay (2005)
3-Carrie (2002)
devamı için
Continue Reading »
Lost oyuncularının rol aldığı sinema filmleri

Digitürk’ünüz olmayabilir, dvd’lerini izlememiş, kısacası bu diziyi hiç görmemiş olabilirsiniz. Sorun Değil! bu yazı, LOST’un nasıl ve ne çeşit bir fenomen haline geldiğini anlamak isteyenler için bir rehber
Bir uçak kazası olur ve bir grup insan ıssız bir adaya düşer… Klasik, değil mi? Oysa bu temelle başlayan bir televizyon dizisi, yani Lost (Kayıp) şu anda Azerbaycan’dan İspanya’ya, Rusya’dan ABD’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada milyonlarca insanda ‘hastalık’ haline gelmiş durumda… “Peki niye?” Bu sorunun gerçekten “onlarca yanıtı var”. Her şeyden önce dizi, pek çoğumuzun içinde var olan “doğada bir başına kalma” korkusunu didikliyor… İnsan “Ben o adaya düşseydim ne yapardım?” gibi sorgulamalar içine giriyor.
Her dilden, her milletten!
Sonra… “Lost”ta bir dizide olması gereken her şey var; yakışıklı erkekler, güzel kızlar, gizem, aşk, entrika, eşsiz manzara, doğa üstü güçler ve insanın içinde söndürülmeyen bir merak ateşi yakan gizem… “Televizyon dünyasının en büyük yapbozu” olarak adlandırılan dizi, her bölümde insanın eline farklı bir parça veriyor. Ama o yapboz parçaları çok nadir bir araya geliyor ya da “parçalar bütünden fazla ediyor”.
Bir dizide, bir sır ne kadar gizli kalabilir ki? Bir, hadi bilemediniz 5 bölüm sonra açığa çıkar. Ya da seyirci gizemleri görür ve dizi kahramanlarının o sırrı bilmeyişiyle çırpınışlarını izler değil mi? Oysa “Lost”ta öyle mi? Her bölüm, insanın kafasında soru işareti yaratacak bir sonla bitiyor, yanıtı almak için sonraki bölüme geçtiğinizde kâğıdınıza yeni sorular yazılıyor!
E böyle olunca da en normal insan bile “teori manyağı” oluveriyor. İnsanlar çevrelerinde “Lost” izleyen ve sorularına yanıt, dertlerine derman olabilecek, teorilerini paylaşacak insanlar aramaya başlıyor. Bu da yetmiyor pek çok “Lost” fanatiği internet üzerinde forumlar oluşturup milletler arası bir tartışmanın ortağı oluyor. “Lost” efsanesi bir kartopu gibi büyüyor…
“Numaralar” burada da bitmiyor. Karakterlerin çeşitliliği de fanatizme ayrı bir anlam katıyor. Adada Kore’den ABD’ye, Irak’tan Fransa’ya pek çok farklı ülke, dil ve dine sahip insan var bir kere… Hinduizm, Budizm ve Taoizm’den Yunan mitolojisine, Müslümanlık’tan Hıristiyanlık’a geniş bir alanda yüzüyor adadakiler…
Dostoyevski’den Hemingway’e, Charles Dickens’tan Stephen King’e pek çok yazara göndermeler yapılarak “dizi hastası olmanın ezikliğini hisseden” okumuş izleyicilerin gazını alan senaristler, “aşk, entrika, suç, ihtiras, dövüş ve tesadüf”lerle de her kesimden izleyiciyi çekiyor.
“Lost”, Türkiye’de CNBC-e’de gösterilen pek çok başarılı Amerikan dizisinin “bisküvilerini ayırıp kremasını yemiş” sanki. Prison Break’teki “kaçış ve planma”, The 4400 ve X Files’daki “The Others-Diğerleri” kavramı, Smallville’deki “doğaüstü güçler” dizinin ana öğelerinden…
DVD’si çıkınca ‘patladı’
Bir de senaryonun “çift zamanlı” ilerlemesi durumu var ki o da tadından yenmiyor! Kısaca “Lost” bir oyun, ama izleyici mi onunla oynuyor, o mu bizimle dalga geçiyor belli değil! Tabii bu etki, bölümleri üst üste izleyenlerde daha büyük oluyor.
Lost aslında Türkiye’de Digitürk’ün Dizimax kanalında 2005′te gösterilmeye başlandı. Ancak Türkiye’de büyük bir hayran kitlesine ulaşması daha çok DVD’lerinin elden ele dolaşmasıyla oldu.
Ve şimdi 3. sezonun başlamasıyla “Bu adamlar bu senaryoyu nasıl toparlayacak?” sorusu da yeniden günyüzüne çıktı. Oysa”Sana ne!” koltuğunda otur, izle, bekle değil mi? Yok olmuyor; “Lost”un aktif izleyicisi “çok bilinmeyenli bir denkleme dönüşen” dizinin bir çözüme ulaşıp ulaşmayacağını gerçekten kendine dert ediyor.
“Lost” hakkında her yazı yazan da, bunun suya yazı yazmaktan farksız olduğunu, bir bölüm sonra her şeyin silinebileceğini biliyor. Yine de hiç “Lost” izlememiş olanlara soruluyor: Lost’un kör kuyularında merdivensiz kalmaya hazır mısınız?
Fanatizmin boyutlarını görmek için…
# TV kanalının müdürünü koltuğundan etti: Her şey 2004′te başladı. abc’nin o dönemdeki genel müdürü Lloyd Braun “adaya düşen uçaktan kurtulanların başına gelenlerle” ilgili bir dizinin siparişini verdi. Ancak pilot bölüm çok pahalıya çıkınca müdür Braun dizi yayımlanmadan görevinden alındı.
# İzleyici ve ödül sayısı katlanarak arttı: 22 Eylül 2004′te abc’de yayımlandığı gün 18.6 milyon izleyiciyi ekran karşısına çeken dizi, 21 Eylül 2005′teki ikinci sezon açılışında 23 milyon izleyiciyle rekor kırdı. 2005′te Emmy, 2006′da Altın Küre’de “En İyi TV Drama” ödüllerini topladı. Üçüncü sezon başladığında “sadece bir internet sitesinin” karşısında diziyi CD’ye çekmek isteyen 110 bin kişi vardı.
# Dünya ikincisi: 2006 araştırmalarına göre dünyanın en popüler 2. dizisi. Birinci ise suçluların izini sürenlerin dizisi “CSI”.
# Dizi içinde dizi! J.J. Abrams, Damon Lindelof ve Jeffrey Lieber tarafından yaratılan dizi, başka dizilerde bile yerini buldu. “The Office” adlı dizideki “Dwight Schrute” karakteri de Lost hastası! Pek çok diyaloğunda diziden bahsediyor.
# Her yerde o sayılar var: Dizide 6 önemli rakam var. Toplamı 108 eden bu rakamlar (4+8+15+16+23+42), 108 saniye içinde bilgisayara girilmezse “kötü şeylerin” olacağı düşünülüyor. Dizinin yaratıcıları bu sayıları fanatik izleyiciler için dizinin dört bir yanına yerleştirmiş. Örneğin Hurley’nin uçağa yetişmeye çalıştığı sahnede görülen futbolcu kızların formalarında (üstte) ya da Anna Lucia’nın görev yaptığı polis merkezinin otoparkındaki arabaların üzerinde bu numaraları görmek mümkün. Sadece birkaç saniye için… Ama fanatikler bunu da fark ediyor, fotoğrafını çekip internette yayımlıyor…
# Yukarıda bahsettiğimiz rakamlarla ilgili teorilerin ardı arkası gelmiyor… Bu rakamların Tevrat’tan ayetler ya da birer koordinat olduğu ve girildiğinde adanın yerini gösterdiği gibi binlerce teori var.
# Siyah dumana dikkat: Dizinin efsanevi sırlarından biri de adanın siyah dumanı. Bu dumanın içinde zaman zaman insan yüzleri ya da bazı görüntüler beliriyor(muş). Biz de bunu, görüntüleri kara kare dondurup yayımlayan fanatik izleyicilerden öğreniyoruz… (Google’e “Black smoke lost” yazınca görülebiliyor)
# Ti’ye alan da çok: ‘Ciddi’ diziyle dalga geçen, karakterleri karikatürize edenler de yok değil. ‘South Park’çılar karakterleri ti’ye alan bir ‘Lost Park’ posteri hazırladı; internette Lost karakterleriyle dalga geçen, karikatürlerini çizen pek çok site var. Ayrıca dizide Walt’ın okuduğu çizgiroman da internette kendine yer buldu.
# Adın da çok anlamlı!: Dizinin belli başlı karakterlerinin isimleri de bir anlam taşıyor. Kazazedelere çoğu macerada rehberlik eden Dr. Jack Shepard’ın soyadı “Çoban” anlamına geliyor, en sağlam kadın karakter Kate Austen de ismini 19. yüzyılın önemli anarşist feministi Kate Austin’den alıyor gibi… Eski bir asker olan Iraklı Sayid’in soyadı Jarrah, Arapça “operatör” anlamına geliyor. Dizinin ‘bıçkın’ karakteri Sawyer’ın adının anlamı ise “Bıçkıcı, kesici.”
# 6 bölüm yayımlandıktan sonra dizinin 3. sezonuna 13 haftalık bir ara verilecek. Sezonun ikinci bölümü Şubat 2007′de yayımlanmaya başlanacak.
# Dizinin 3. sezon tanıtımları pek çok ülke için, o ülkenin dilinde seslendirildi. Jack ve Hurley Rusça konuştu.
# Bu yazı yayıma hazırlanırken www.youtube.com adresinde 35 bin 946 ‘Lost’ görüntüsü, bize büyük faydası olan eksisözlük’te ise 76 sayfa vardı.
# Diziyle ilgili her şey, her link bu sitede: “http://www.lostlinks.net”
# Binlerce adresin yer aldığı bu siteden forumlara, oyunlara, fotoğraflara, karikatürlere, çevirilere, tezlere, alışveriş yapabileceğiniz adreslere, karakterlerin kişisel adreslerine ulaşabilir, adaya düşenlerin günlüklerini bile okuyabilirsiniz!
# En iyi 2 Türkçe site: http://losttr.6te.net http://www.yuzsekiz.com/
# Dizideki her konunun ‘gerçekmiş gibi’ bir web sitesi var!: Yapımcılar dizideki hemen her konu hakkında web sayfası yaparak, senaryonun gerçekçiliğini arttırmış! Şöyle örnekleyelim, dizinin ana karakterlerinden Charlie’nin müzik grubu “Driveshaft”ın internette bir sitesi var. Siteden şarkılara, Charlie’nin (solda) hayranlarıyla fotoğraflarına bile ulaşılıyor: http://www.driveshaftband.com
# Lost’taki Hanso Vakfı’nın sitesi: http://thehansofoundation.org
# Diziyi izleyenlerin çokça merak edeceği Dharma’nın sitesi: http://www.thedharmainitiative.info/
# Oceanic Havayolları 10 yıldır televizyon dizileri ve filmlerde kullanılan hayali bir şirket. Ama Lost ile efsaneleşti. Havayollarının sitesinin her yerinde bir şeyler gizlenmiş durumda, “şişelerin içindeki mesajlardan” teorilere kadar pek çok şey bulmak, uçakta yer ayırtmak mümkün. “http://www.ocenicflight815.com” ve “http://www.oceanic-airlines.com”
# Adanın haritasına bakmak isterseniz: “http://rapidshare.de/…90/lost_the_island.rar.html”
‘LOST’LAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN!
# Sıcak su konulunca rengi değişen bardak: Lost’un yaratıcıları, dizinin gördüğü ilgiyi ürünlerle de besliyor. Dizide görülen hemen hemen her şey ve fazlası satılıyor, alıcı da buluyor. Dizi karakterlerinin birer küçük kopyası olan konuşan bebekler (sağda Hurley’ninki var), şapka, tişört, anahtarlık, poster, imzalı fotoğraf, yapboz, DVD ve bilgisayar oyunları, en çok satılanlar. Dizide yenilen “Apollo” marka çikolatalar ile üzerinde dizideki numaraların yazılı olduğu, içine sıcak bir içecek konulduğunda renk değiştiren bardaklar ilginç ürünlerden… http://www.everythinglost.co.uk/ ürünlerin görülebileceği en kapsamlı sitelerden biri.
# Bir pakette onlarca ürün “http://www.creationent.com/lost/index.htm” adresinden ulaşılabilecek ‘fan club kit’leri satın aldığınızda birçok Lost eşyasına bir anda sahip olabiliyorsunuz.
# Bölümleri ‘indirin’ “Lost”un her bölümü, abc’de yayımlanmasının ertesi günü internetten indirilebiliyor.
# Ölü yazardan roman: Mart 2006 itibariyle Lost ile bağlantılı 4 roman piyasaya çıktı. “Endangered Species”, “Secret Identity” ve “Signs of Life” ve “Bad Twin”! Bad Twin adlı kitabın yazarı Gary Troup. Burada ilginç olan nokta şu: Kitabın kapağına göre Troup, Oceanic’in 815 numaralı uçuşunda hayatını kaybetmiş yazarın ilk romanı!
# Dergisi bile çıkıyor Dizinin bir de dergisi çıkıyor. Şu an sadece ABD ve Kanada’da satılan derginin geçmiş sayıları, kapakları ve içindekilere şu adresten bakılabilir: http://lostpedia.com









Lost yapımcılarından Damon Lindelof, en son yapılan basın toplantısında verdiği röportajda; Lost’un gerçekte anlattığı hikaye nedir, dizi ne zaman bitecek, neden diziye yeni karakterler hazırlıksız eklenirken ana karakterler ansızın diziden ayrılıyor ve Lost izleyicilerini ilerleyen bölümlerde neler bekliyor gibi diziye ait birçok soruya cevap verdi. Yazının devamında Lindelof ile yapılan röportajı okuyabilirsiniz.
‣ Diziye tartışmalı bir şekilde dahil olan Paulo karakterinin Lost izleyicileri tarafından sevilmediğini söylendiğinde, Lindelof şöyle açıklıyor:
Evet ne yazık ki dizideki diğer karakterlerde de olduğu gibi izleyiciler karakterler hakkında henüz birşey öğrenmemişken o karakteri sevemiyorlar. Ya da bunun tam tersi şekilde karakter hakkında birşeyler öğrendikçe ondan daha da nefret edebiliyorlar.
Dizinin henüz başlarında ABC ve Touchstone’un Sawyer karakteri için yaptığı bir anket var. Anket sonuçlarına göre izleyiciler Sawyer’dan nefret ettiklerini belirtti. Ek olarak, Sawyer’ın kavgacı ve diziyle uyumsuz bir karakter olduğunu söylediler. Fakat Sawyer’ın geçmişine ait bölümler yayınlanmaya başladığında izleyicilerin fikirleri değişmeye başladı ve Sawyer dizi karakterleri arasında en çok hayranı olanlar arasına yerleşti.
‣ Sizce Lost ne zaman sonlanmalı?
Şahsi fikrim dizinin 90-100 bölüm sonunda tamamlanması yönünde. Hepimizin bildiği gibi ilk sezon açıklama ve başlangıç bilgilerini içeriyordu, ikinci sezon hatch’e giriş ve hatch’de neler olduğu hakkındaydı, üçüncü sezon ise diğerleri (others) hakkında olacak. Dördüncü sezonun ne hakkında olacağını söylemek istemiyorum. Dördüncü sezonun sonunda dizide 93 saatlik bir yayın yapmış olacağız sanırım bu da sona oldukça yaklaşmış olacak.
‣ Mr. Eko’nun ani ölümü üzerine sorulan soruya yanıt olarak Damon Lindelof dizinin anlatımını karakterlere göre değiştirdiklerini söylüyor:
Mr. Eko karakteri için Adewale ile konuştuğumuzda Adewale sadece bir sezon bizimle çalışmak istediğini söyledi. Bizlerde ona hemen karar vermemesini belki ilerleyen günlerde fikrinin değişebileceğini söyledik. Fakat sezon tamamlandığında Adewale bize dizide mutlu olmadığını, daha fazla dizide görev almak istemediğini söyledi. Ayrıca Adewale Hawaii’de yaşamak istemiyor, karısının yanına İngiltereye dönmek ve bir film aktörü olmak istiyordu. Bu durum karşısında sadece haklısın diyebildik. Kendisinden sadece bize altı bölüm daha müsade etmesini istedik. Çünkü sezon finalinde gerçekleşen patlama sonrasında Mr. Eko karakterini öldürmek istemedik. Eğer Mr. Eko gibi sevilen bir karakteri, diziden böyle bir kurgu ile ayrılsaydı bütün Lost izleyicileri bu durumdan rahatsız olacak belki de diziden nefret edeceklerdi.
| Çok kısa bir sürede bütün dünyayı ekranlara kilitlemeyi başaran, Lost dizisi ve bu dizinin karakterlerine ait toplam 109 tane duvar kağıdını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz. | ||
![]() İndireceğiniz lost dizisi duvar kağıtları paketinde film oyuncuları Ana-Lucia Cortez, Charlie Pace, Claire Littleton, Hugo ‘Hurley’ Reyes, Jack Shephard, James ‘Sawyer’ Ford, John Locke,Kate Austenve Sayid Jarrah dubvar kağıtları ile karışık duvar kağıtları bulunmakta.Birçok kişinin hayran olduğu bu diziyi ben hala finallerim ve diğer çalışmalarımdan ötürü izleyemedim arkadaşlar Tabi öncelikle bunları temin edebileceğim bir yer bulmam lazım. Hem de bütün sezonlarını Buyrun buradan indirin: Lost Dizisi Duvar Kağıtları |
||
Alvar Hanso, Hanso Grup’un ve Hanso Foundation (Hanso Vakfı)‘ın Danimarkalı kurucusu ve yöneticisidir. Geçmişi hakkında çok az bilgi olmasına rağmen kendisinin Magnus Hanso’nun torunu olduğu ve İkinci Dünya Savaşı’nda orduya cephane sağladığını bilinmektedir. Ancak Alvar Hanso yıllar sonra “Daha iyi yarınlar için” diyerek, dünyayı korumak adına Hanso Vakfı‘nı kuracaktır.
1967′de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde meşhur “İnsanın kendi merakıyla kutsanması” konuşmasını yapmıştır. Bundan sekiz yıl sonra 1975′te Alvar Dharma Oryantasyon Filmi’nde yeni üyelere Dharma Initiative’i tanıtırken ve dünya üzerindeki amacını anlatırken yeniden ortaya çıkmıştır. 1962 yılında Birleşmiş Milletler Hanso’yu görevlendirmiş; bunun üzerine Hanso’nun Valenzetti Equation’ı (Valenzeti Denklemi) keşfetmesiyle dev proje başlamıştır. Valenzetti Denklemi, elde edilen bulgular doğrultusunda, insanoğlunun kendini yok etmeden önce kesin olarak ne kadar zamanı kaldığını gösteriyordu. Birleşmiş Milletler denklemin sonuçlarına aldırmamasına rağmen Hanso olanları ciddiye aldı ve bir adaya araştırma tesisleri kurdu. Bu tesislerin amacı, denklemin sonuçlarına müdahalede bulunarak, yaklaşan “dünyanın sonu”nun tarihini değiştirmekti.

Daha sonra Alvar, teorinin dayanak noktası olan Gary Troup’un “Valenzetti Denklemi” kitabının yeniden basım haklarıyla beraber piyasadaki tüm kopyalarını da satın aldı. Son olarak 2002 yılında Madrid’de görüldü ve sonrasında yıllarca ortalıktan kayboldu. 2006 yılında Rachel Blake tarafından Narvik, Norveç’te izine rastlandı. Kamera kaydında Hanso Vakfı‘nda kendisinin altında çalışan Thomas Werner Mittelwerk tarafından kendi evinde hapis tutulduğunu itiraf ediyor. Ayrıca Rachel’ın babası olduğunu ve Rachel durumdan şüphelenmeden önce yıllarca onun eğitim masraflarını gizlice karşıladığını da açıklıyor. Blake kaydı yayınlayıp yetkililere gönderince Hanso özgürlüğüne kavuştu ve Hanso Vakfı’nın internet sitesinde Mittlewerk’ün ahlaksız davranışlarından sonra Vakfı yeniden organize edeceğine söz verdiğine dair bir bildiri yayınladı.

Biyografi
“Hissettiği mahremiyet gereksinimi ve derinlerdeki tevazu duygusuyla Alvar Hanso, özel hayatının birkaç ayrıntısını halka açmıştır. Hanso, İlk hareketini İkinci Dünya Savaşı esnasında Avrupa ve çevresindeki çeşitli direniş hareketlerine cephane sağlayarak yapmıştır. Savaştan sonra NATO’ya yüksek teknoloji ürünü techizat sağlayıcılarının başında gelmekteydi. On yıllar boyunca gelişmiş silah sistemleri ile dünyayı koruyan Hanso, ilgisini bilimin ve teknolojinin kritik alanlarına çevirdi. Her zaman insan deneyimini artırmak ve tüm insanlık için daha parlak bir gelecek sağlamak amacıyla araştırma yaptı. Halen geniş şirketler grubunu yönetmesinin yanında Hanso hayırseverliğe yeni standartlar getirmiş ve tüm ırkın iyileştirilmesi için bilimsel deneylere destek vermektedir.”
The Hanso Foundation

1975 Oryantasyon Videosundan
“Ben Alvar Hanso. Eğer bu videoyu izliyorsanız demek ki Dharma Initiative’in kurucularından ve yöneticilerinden olan Gerald ve Karen DeGroot ile tanışmış ve onlarla beraber çalışmaya başlamışsınız. Önümüze daha hedefine ulaştırılmayı bekleyen araştırmalar olduğunun bilincindesiniz. Bilmediğiniz şey ise neden DHARMA Iniciative’i kurduğumuz, neden dünyanın en yüksek zekalarını bir araya getirdiğimiz ve onlara sonsuz maddi destek ve erişim imkanı verdiğimizdir.”
Evet! “Mittelos Bioscience da nedir?” dediğinizi duyar gibiyiz. Mittelos Bioscience Not in Portland isimli 3. sezon 7. bölümde karşılaştığımız bir araştırma laboratuarı. “Mittelos Bioscience’ı önemli kılan nedir?” sorusunun cevabını da almak istiyorsanız öncelikli olarak 3. sezon 7. bölümü izlemenizi daha sonra diziye yeni boyut kazandıran “Mittelos Bioscience” yazısının devamını okumanızı öneriyoruz. Yazının bundan sonraki kısmında “Mittelos Bioscience” hakkında spoiler içerebilecek detaylı bilgiler yer almaktadır.
Öncelikli olarak Lost ipuçları isimli yazıda sizler çevirisini yaptığımız röportajı tekrar okumanızı öneriyoruz. Röportajdan alıntı yaparak Mittelos Bioscience’ı açıklamaya başlayalım.
BİRİNCİ SEZONDA JACK VE KATE’İN MAĞARADA BULDUĞU İKİ İSKELETİN ANLAMI/ÖNEMİ NEDİR?
Calrton Cuse: Bu sorunun cevabı adanın zaman akışında saklı. Bunun hakkında çok fazla konuşmak istemiyoruz ama 7 Şubat’ta yayınlanan bölümde birkaç tane ipucu bulunuyor. Bunlardan biri bir anagram. Bu anagram iskeletlere ışık tutuyor ve sezonun ilerleyen haftalarında çözülecek olan daha büyük bir gizemin çözülmesinde önemli bir ipucu görevi üstleniyor.
Anagram
Röportajda bahsi geçen anagramımız Mittelos. Mittelos anagramı Lost Time‘ı işaret ediyor.
23 numaralı oda, Not in Portland isimli 3. sezon, 7. bölümde, Alex’in sevgilisi Karl’ın tutulduğu Hydra istasyonuna ait olan binada yer alıyor. 23 numaralı odaya girdiğinde Karl’ı bir sandalyaye koluna içinde muhtemelen uyuşturucu olan bir serum bağlanmış şekilde, gözünde LED’li ve büyüteçli gözlüklerle gördük. Karl’a izlettirilen beyin yıkama videosundaki görüntülerde Hanso Vakfı‘nın kurusucu olan Alvar Hanso ve Dharma Initiative kurucularından Gerald DeGroot gibi detaylar yer alıyordu. Haberin devamında Karl’a izlettirilen videoya ait detayları görebilirsiniz.
Lost Experience ile Bağlantısı
Karl’ın izlediği videonun bir benzeri, ‘Psikolojik Test Videosu’ adıyla Lost Experience’ta yer alıyor. Bu video, yazısız ve sessiz 115 rastgele görüntüden oluşuyor.
Videodaki sesler
Beyin yıkama videosundaki sesler tersten dinlendiğinde bir kadının “Only fools are enslaved by space and time” yani “Sadece aptallar uzay ve zamanın esiridir” dediği duyuluyor. Benzer sözler “Uzay ve Zaman Üzerine Budist Yaklaşımı” adlı Dharma konuşmasında da şöyle yer alıyor:
“Akıllı olanlar uzay ve zamanı mükemmel şekilde kullanmayı bilirler. Özgür ve uyum içerisinde bir yaşam sürerler. Aptallar uzay ve zamanın esiridir. Tüm gün oradan oraya koşuşturmakla meşguldürler. Aptal ya da akıllı, fark ortadadır.”
Jacob

Görüntülerden birinde “God loves you as He loved Jacob” metni gözüküyor. İncil uyarlaması olduğu düşünülen bu metindeki Jacob’un; “I do” isimli bölümde Danny’nin Jack için “Jacob’un listesinde değildi” cümlesindeki Jacob olup olmadığı bilinmiyor.
Clockwork Orange
Benzeri beyin yıkama sahneleri Kubrick yapımı “A Clockwork Orange” filminde de kullanılmıştır.
Görüntüler






3. sezon 10. bölüm için yayınlanan tanıtım videoları beraberinde, dizide olduğu gibi soru işaretlerini getirdi. Tanıtım videolarında Vincent’ı ağzında bir cesete ait bir kol ve bir anahtarla gördük. Buna göre cevap arayan sorular arasında;
- Vincent’ın ağzında taşıdığı kol kime ait?
- Vincent’ın taşıdığı anahtar nereye ait?
gibi sorular yer alıyor. İlk tahminler kolun Mr. Eko’nun kardeşi Yemi’ye ait olduğu, anahtarın ise Desmond’un hatch patlamadan önce kullandığı anahtar olduğu yönündeydi. Minik bir araştırma ve bir sonraki ilerleyen görüntülerini yorumlayarak kolun kime ve anahtarın ise nereye ait olabileceğini yorumladık. Spoiler olabilecek bu yorum için yazının devamını görüntülüyebilirsiniz.
Tanıtım videolarında Vincent ağzında bir cesete ait bir kol ve bir anahtarla görülüyor. İlerleyen görüntülerde ise Sawyer, Jin ve Hurley’i yanlarında bir cesetle birlikte, eski bir Volkswagen minibüste otururken görüyoruz. Bu noktada kolun Mr. Eko’nun kardeşi Yemi’ye değil görülen bu cesete ait olduğunu söyleyebiliriz. Anahtara gelince; Volkswagen minibüs görüntüsü doğrultusunda anahtarın minibüse ait olabileceğini ihtimali değerlendirdik. O döneme ait Volkswagen minibüs anahtarları ile Vincent’ın ağzında taşıdığı anahtar karşılaştırıldığında formlarının birebir aynı olduğu görülüyor. Özetlemek gerekirse; kol minibüse dayalı olan cesede, anahtar ise Volkswagen minibüse ait.



Not: Bu sadece bir ön tahmin olup, dizinin sırlarını açıklama gibi bir amaç taşımamaktadır.

1.03 - Tabula Rasa
1.sezonun 3.böümünde (Tabula Rasa) Oceanic Havayollarına ait uçağın enkazının etrafında Walt’ı görüyoruz.Ancak o sahneden uçağın üstündeki Dharma Logosunu kaçırıyoruz.Muhtemeln henüz ilk 3 bölümde Dharma’nın ne olduğunu bilmediğimiz için logoya dikkat etmiyoruz.Ancak senaritsler yine de üşenmeden bu küçük ipucunu bize vermeyi es geçmemişler

1.13 - Hearts and Minds
Boone Avusturalya’da Shannon’un erkek arkadaşını şikayet ederken , Boone’un arkasından Sawyer geçiyor.

1.16 - Outlaws
Hurley’in lotoyu kazandığını açıklayan kadın.1.Sezonun Outlwa bölümünde Sawyer ile aynı otel odasında görünüyor.

1.20 - Born to Run
Bu bir çekim dikkatsizilği mi bilemiyorum ama dizi içerisinde aynı araba 3 farklı sahnede kullanılmış.Kate ile Tom’un çarptığı araç , Micheal’e çarpan araç ve Locke ile annesi alışveriş merkezinin otoparkında iken yine aynı araç görünüyor.
Maliyet hesabı yapacaklarını düşünmediğim için bu görüntülere de yer veriyorum

1.20 - Born to Run
Kim demiş Lost’ta da hata olmaz.”Imaging” yazılacağına sanırım biraz abartılmış

1.21 - Exodus Pt 1
İşte bir kamera hatası daha , salın yanında gözüken kameramanı LOST hayranları kaçırmadılar

1.22 - Exodus Pt 2
4 8 15 16 23 ve 42 bakınız dizinin nerelerinde kullanılmış

1.22 - Exodus Pt 2
Bir çekim hatası daha.1.Sezonun son bölümünde Bizimkiler bu ıssız adadan sal ile okyanusa açılırken sağ üst köşede bir yat görünüyor
Katkılarından dolayı Jaimz teşekkürler.

2.01 - Man of Science, Man of Faith
Jack’in flashback’inde karısı Sarah’la nasıl karşılaştıklarına dair bir sahne izliyoruz.İki araç birbirine girmiş , ağır yaralı genç bir bayan ve yaşlı bir erkek hastanenin acil servisine getirilmiştir.Jack olaya müdahele edecektir ancak zaman bu hastalardan birini kurtarmasına yetecek kadar kısıtlıdır.O da tercihini genç bayandan yani daha sonra karısı olacak Sarah’dan yana kullanır.Dolayısıyla yaşlı erkek hasta orada ölür.Peki kimdir bu ölen adam?Hemen cevaplayalım.Shannon’un babası Mr. Rutherford

2.01 - Man of Science, Man of Faith
İlacın üzerindeki sayılar size de tanıdık geldi mi?

2.02 - Adrift
Dizide birden çok kez beyaz kutup ayılarına göndermeler var.Bunları yeri geldikçe tekrar değineceğiz.Görüntüdeki screenshot’ımızda Micheal , Walt’u uğurlarken ona beyaz bir ayıcık hediye ediyor.

2.02 - Adrift
Bu kadarı da fazla diyeceksiniz ama internetteki LOST çılgınları buna bile dikkat etmişler.2.sezon 1.bölümdeki recordplayer ile 2.sezon 2.bölümdeki recordplayer’ın farklı oldugunu hemen yakalamışlar.

2.02 - Adrift
Yuvarlak içerisindeki adamı tanıyan var mı?Jin ,Micheal ve Sawyer ile , uçağın kuyruk kısmındaki yolcular karşılaştığı zaman Mr:Eko’nun 3 ne birden temiz bir spor çektiği sahne bu.Peki bu adam kim?Kuyruk kısmında kalanları bir hatırlayalım.Mr.Eko , Ana Lucia , Bernard , Libby..Ama bu adam yok..Enteresan

2.02 - Adrift
Sawyer köpek balığından kaçarken belki gözden kaçırdınız ama köpekbalığının suyun dibinden seyrini bize gösterirlerken DHARMA’nın logosuyla karşılaşmak şaşırtıcı olsa gerek

2.03 - Orientation
Oryantasyon videosunda DHARMA tanıtımı yapılırken bu logo dikkatinizi çekmiş miydi? Evet doğru tahmin , adaya düşen uçağın şirketine Oceanic Havayollarına ait logo gözümüzden kaçmadı

2.04 - Everybody Hates Hugo
Dizideki karakterlerin birbirileri ile bağlantılarına daha önceki alıntılarda belirtmiştik.İşte bu bağlantıları gösteren bir sahne.Hugo , Charlie’nin grubu Driveshaft’ın albümünü inceliyor

2.04 - Everybody Hates Hugo
Bu sahneyi gözden kaçırdıgınıza bahse girerim.Hurley ile Jin’in Korece konuştukları sahne de Hurley’in içtiği sütte kimin kayıp ilanı var? Yaaaaaa

2.04 - Everybody Hates Hugo
Randy’i hatırladığınız mı? Hem Hurley’in hem de Locke’un patronu rolünde izledik.(Hurley parayı vurunca işçi oldu o ayrı )Randy’i.Muhtemelen Hurley’in yeni açtığı tavukçuya meteor düşünce Hurley bir kutu şirketi satın aldı haliyle Randy’de bu şirkette çalışmaya devam etti.

2.09 - What Kate Did
Buna sadece kamera hatası derler

2.09 - What Kate Did
2.sezonun ilk bölümünde Jack ile Sarah’ın tanıştığı zamanı anlatmıştık.Orada ölen yaşlının Shannon’un babası olduğunu söylemiştik.Shanon ve üvey annesi bu üzücü haberi alırken Jack’de haspelkader oradan geçiyor
2.10 - The 23rd Psalm
İşte tüylerinizi diken diken edecek bir screenshot.Blacksmoke’un olayını henüz kavrayamadığımız şu dönemde biz Eko ile ilk karşılşmasında Eko’nun taş gibi durmasından çok etkilenmiş olacağız ki bu küçük ayrıntıların hepsini kaçırmışız.Eko’nun küçükken vurduğu adam , çete üyesi , Hz.İsa minyatürü , kilisedeki kadın ve Yami’nin ölmüş secedi vücuduna düştüğü anki fotograflar kare kare blacksmoke da gösteriliyor

2.12 - Fire + Water
Beyaz kutup ayılarına sık sık göndermeler olduğunu daha önce de söylemiştik.İşte Driveshaft’ın reklam çekimlerinde yine oyuncak ayıcıklar kullanılmış.

2.12 - Fire+Water
Charlie’nin kendini kaybedişlerinde gördüğü mizansenlerden biri.Peki sol üstteki uçağa hiç dikkat ettiniz mi? Hiç sanmıyorum

2.14 - One of Them
Sayid’e video kasette gösterilen katliamın (sarin gazı ile) ne olabileceğini düşünürken belki ekranın sağ altında yzan rakamlar dikkatimizden kaçmıştır.Sihirli numaralar yine karşımızda

2.15 - Maternity Leave
Claire’in flashbacklerinin son saniyelerinde , Claire ameliyet yapılacakken genç bir kızımız (daha sonraki bölümlerde kim oldugunu öğreneceksiniz) Claire’i kurtarıyor ve Claire’i öldüreceklerini söylüyorlar ve O’na ameliyat odasını gösteriyor çaktırmadan.Hey hey , o görünen bizim Henry Gale’e benzemiyor mu?

2.15 - Maternity Leave
Yine rakamlar.Dizinin sonunda bu rakamlarla neyi ifade ettiklerini açıklamalarını bekliyorum.Bi zahmet!!

2.16 - The Whole Truth
Widmore şirketleri , Desmond’un sevgilisi Penny’nin babasına ait

2.17 - Lockdown
Henry Gale’in balonu’da Widmore Gruba ait görünüyor

2.17 - Lockdown
İşte karakterlerin birbirlerine bağlı olduklarını gösteren bir kare.Locke , Nadia’nın California’daki yeni evini check ediyor

2.17 - Lockdown
Yine sihirli rakamlardan ikisini görüyoruz bu karede. AnthonyCooper’ın kasası…

2.17 - Lockdown
Oceanic Havayollarına ait bir uçak Locke’un üstünden geçiyor.(Oceanic Havayolları tamamen hayal ürünü bir havayolu şirketidir.Gördüğmüz karede o uçak bize haspelkader gösterilmiyor.)
Devam edecek…
Katkılarından dolayı Jaimz teşekkürler.














