Archive for the 'Haberler' Category



Lost 5.sezon bölüm yayın tarihleri

Pazar 18 Ocak 2009 @ 2:01 pm

ABC bağlantılarından alınan bilgiye göre, Lost 5.07′den sonra kısa bir ara verecek. (5.07 bölüm adı 316)

295690.jpg

İşte Lost 5.Sezon bölümlerinin yayınlanacağı tarihler:

(5×01) BECAUSE YOU LEFT - 21 Ocak 2009

(5×02) THE LIE - 21 Ocak 2009

(5×03) JUGHEAD - 28 Ocak 2009

(5×04) THE LITTLE PRINCE - 4 Şubat 2009

(5×05) THIS PLACE IS DEATH - 11 Şubat 2009

(5×06) THE LIFE AND DEATH OF JEREMY BENTHAM - 18 Şubat 2009

(5×07) 316 - 25 Şubat 2009

(5×08) LEFLEUR - 11 Mart 2009

(5×09) NAMASTE - 18 Mart 2009

(5×10) HE’S OUR YOU - 25 Mart 2009




Lost 5.sezon 1.bölüm den ilk notlar [Because You Left]

Cuma 2 Ocak 2009 @ 7:23 pm

Yapımcıları 5.sezonun birinci bölümü eleştirmenlere gönderdi ve onların ağzında, 5.sezonun ilk bölümünden notlar: (Fazlası için konunun devamına giriniz.)

Lost 5.sezon 1.bölüm den ilk notlar [Because You Left] ile ilgili resim

 

*5.sezon (yine) bir uyanışla ve bir pikapla başlıyor.

Continue Reading »
Lost 5.sezon 1.bölüm den ilk notlar [Because You Left]




5. sezon yeni duyumlar

Pazar 10 Ağustos 2008 @ 8:04 am

2009 Ocak ayında baslayacak fakat net bir tarih belirlenmemiş.

Son edindigim bilgiye göre, grev falan olaylarından sonra yapımcılar izleyiciyi daha fazla bekletmemek için 2008 EKİM’DE baslatmayı planlıyorlarmıs!!! (YENİ)

17 bölüm olacak.

1.sezondan beri dizide gördüğümüz bir kadın karakter 5.sezon’da hiç ama hiç görünmeyecek ama 6.sezonda tekrar dizide olacak.(Emili de Ravin-Claire)

Libby’nin hikayesine Desmond’un flashbacklerinde geri dönülüp neden Hurley’le aynı hastanede oldukları anlatılacak.(YENİ)

Emma ve Zack’i(kuyruk kısmında kacırılan iki cocuk) tekrar görecegiz.(YENİ)

4 ayaklı heykelin kim tarafından ve neden yapıldıgını görecegiz.(YENİ)

Sezon 5 ‘neden geri dönmek zorunda olduklarını’, Sezon 6 ise “geri döndüklerinde neler oldugunu’ anlatacak.(YENİ)

Blacksmoke dizi bitene kadar acıklanmayacakmış.(YENİ)

Eko geri dönecek ve bu bir flashback olmayacak.(YENİ)

Richard Alpert çok ünlü ve önemli biri haline gelecek.

5. ve 6.sezonda bir iki gizem hariç yapımcılar tüm sorulara cevap verecek.

Danielle Rousseou ölmüş olsada onun da flashbackleri olacak, belkid bir başkasının flashback’inde karsımıza cıkacak.(YENİ)

5.sezonda dizinin sonunu işaret eden yeni bir gizem olacak.

Charlotte ve Daniel Faraday cok daha aktif karakterler olacak.

Mr.Eko’nun John Locke’a “You’r next!” (sıradaki sensin) demesiiyle John Locke’un ölümü veya liderliği arasındaki bağlantıyı öğreneceğiz.

Zaman yolculuğu olayının daha geniş ve farklı bir şekilde işlendiğini göreceğiz.

John Locke aramızda olacak(canlı olarak ).

Jin %95 ihtimalle hayatta.

Christian Shephard çok çok önemli olacak ve neden bu kadar önemli biri bunu göreceğiz.

Yine daha önce gördüğümüz sahnelerin aslında bi devamı oldugunu göreceğiz ve izleyeceğiz.(Kate ve Jack sahnesi gibi)

Flashback ve flashforwardlar azalacak, biyerde “Günümüz tarihi” diye birleştirecekler.

Benjamin ve Desmond 1.sezondan bu yana ilk defa aynı sahnede yer alacak.

Mr.Abandon kimdir, necidir, kimden yanadır bunu görecegiz.

Richard Alpert karakterini canlandıran oyuncunun 5. sezon için sürekli kadroya katılma ihtimali varmış.

- Yapımcılar gemi tayfasını biraz daha göstermeyi planlıyorlarmış.

- Geminin kaptanını canlandıran Grant Bowler yeni sezonda bazı sahnelerde rol alacağını onaylamış.

- Yapımcılar İngiliz aktris Alison Doody’i yeni sezon kadrosuna almak için ellerinden geleni yapıyorlarmış. Hangi rolde olacağı şu an belli değilmiş ama eğer oynarsa önemli bir karakter olacakmış yeni sezon için.




Lost Adası’na Google Earth’ten bakış

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 8:53 am

Lost Adası’na Google Earth’ten bakış ile ilgili resim

Resimlerin devamı konunun devamında

Continue Reading »
Lost Adası’na Google Earth’ten bakış




Lost Dizisi Yapımcılarının Açıklaması

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 8:37 am

Lost Dizisi Yapımcılarının Açıklaması ile ilgili resim

Lost yapımcılarından Damon Lindelof, en son yapılan basın toplantısında verdiği röportajda; Lost’un gerçekte anlattığı hikaye nedir, dizi ne zaman bitecek, neden diziye yeni karakterler hazırlıksız eklenirken ana karakterler ansızın diziden ayrılıyor ve Lost izleyicilerini ilerleyen bölümlerde neler bekliyor gibi diziye ait birçok soruya cevap verdi. Yazının devamında Lindelof ile yapılan röportajı okuyabilirsiniz.

‣ Diziye tartışmalı bir şekilde dahil olan Paulo karakterinin Lost izleyicileri tarafından sevilmediğini söylendiğinde, Lindelof şöyle açıklıyor:

Evet ne yazık ki dizideki diğer karakterlerde de olduğu gibi izleyiciler karakterler hakkında henüz birşey öğrenmemişken o karakteri sevemiyorlar. Ya da bunun tam tersi şekilde karakter hakkında birşeyler öğrendikçe ondan daha da nefret edebiliyorlar.

Dizinin henüz başlarında ABC ve Touchstone’un Sawyer karakteri için yaptığı bir anket var. Anket sonuçlarına göre izleyiciler Sawyer’dan nefret ettiklerini belirtti. Ek olarak, Sawyer’ın kavgacı ve diziyle uyumsuz bir karakter olduğunu söylediler. Fakat Sawyer’ın geçmişine ait bölümler yayınlanmaya başladığında izleyicilerin fikirleri değişmeye başladı ve Sawyer dizi karakterleri arasında en çok hayranı olanlar arasına yerleşti.

‣ Sizce Lost ne zaman sonlanmalı?

Şahsi fikrim dizinin 90-100 bölüm sonunda tamamlanması yönünde. Hepimizin bildiği gibi ilk sezon açıklama ve başlangıç bilgilerini içeriyordu, ikinci sezon hatch’e giriş ve hatch’de neler olduğu hakkındaydı, üçüncü sezon ise diğerleri (others) hakkında olacak. Dördüncü sezonun ne hakkında olacağını söylemek istemiyorum. Dördüncü sezonun sonunda dizide 93 saatlik bir yayın yapmış olacağız sanırım bu da sona oldukça yaklaşmış olacak.

‣ Mr. Eko’nun ani ölümü üzerine sorulan soruya yanıt olarak Damon Lindelof dizinin anlatımını karakterlere göre değiştirdiklerini söylüyor:

Mr. Eko karakteri için Adewale ile konuştuğumuzda Adewale sadece bir sezon bizimle çalışmak istediğini söyledi. Bizlerde ona hemen karar vermemesini belki ilerleyen günlerde fikrinin değişebileceğini söyledik. Fakat sezon tamamlandığında Adewale bize dizide mutlu olmadığını, daha fazla dizide görev almak istemediğini söyledi. Ayrıca Adewale Hawaii’de yaşamak istemiyor, karısının yanına İngiltereye dönmek ve bir film aktörü olmak istiyordu. Bu durum karşısında sadece haklısın diyebildik. Kendisinden sadece bize altı bölüm daha müsade etmesini istedik. Çünkü sezon finalinde gerçekleşen patlama sonrasında Mr. Eko karakterini öldürmek istemedik. Eğer Mr. Eko gibi sevilen bir karakteri, diziden böyle bir kurgu ile ayrılsaydı bütün Lost izleyicileri bu durumdan rahatsız olacak belki de diziden nefret edeceklerdi.




Numbers (Numaralar)

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 8:34 am

 

İkinci sezon boyunca Swan İstasyonundaki bilgisayara 108 dakikada bir girilmesi gereken, girilmemesi halinde sayacın sıfırlanıp (iki kez) hiyerogliflerin görüldüğü ve yer sarsıntısının başladığı sayılar, 4 + 8 + 15 + 16 + 23 + 42 ?den oluşuyor.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

Bu sayıların girilip “execute” düğmesine basılması halinde sayaç tekrar 108′e döndüğünü ve geri sayımın tekrar başladığını biliyoruz. Sıfıra 4 dakika kala, sayaç alarm vermeye başlayarak, sayıların girilmesi gerektiğini hatırlatıyordu.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

Desmond’tan ve Swan İstasyonu Oryantasyon Filmi’nden edinilen bilgiye göre, bu ihmal edilmemesi gereken bir görevdir. Birbirinin yedeği iki kişinin nöbetleşe üstlendiği bu görevin yerine getirilmemesi halinde büyük bir kazanın meydana geleceği, yapılması halinde ise dünyanın büyük bir tehlikeden korunacağı söylenmektedir.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

Süreyi gösteren sayaç, bizim gördüğümüz 3 kez sıfırlanmış ve zamanında sayıların girilmemesi ile sayaçta hiyeroglif harfler görülmüştür. Hemen ardından sarsıntılar başlamış, tüm metal eşyalar, Swan istasyonu girişine yakın konuşlandırılmış duvara doğru hızla çekilmeye başlamıştır.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

Lost Experience/Sri Lanka Video’suna göre bu rakamlar aynı zamanda Valenzettii Denkleminin temelini oluşturuyor.

Sayılar, dizinin birçok yerinde ya bütün halinde ya da tek tek rakamlar halinde karşımıza çıktı. İşte bunlardan bazıları:

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

Toplu halde:

- Hatch bilgisayarına girilen rakamlar da 4, 8, 15, 16, 23 ve 42 (Adrift)
- Danielle’in notlarında sayılar 7 kez yazılmış, ayrıca yine bu notlardaki formüllerde de sayılar karşımıza çıkıyor. (Numbers)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Denizcilik yaparken Pasifikte Leonard ve Sam Toomey’in duydukları bu rakamlar, Leonard’ın akıl hastanesine düşmesine, Sam’in ise kendisini öldürmesine neden olmuştur. Hurley bu rakamları ilk kez ağzından başka söz çıkmayan Leonard’tan duyarak loto oynuyor. (Numbers)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Hurley’in ikramiyeyi kazandığı ve o andan itibaren kendisine lanet/kötü şans getirdiğine inandığı rakamlar. (Numbers)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Danielle ve ekibi, telsizde duydukları bu sayıların peşinden adaya gelmişlerdi (Numbers)
- Hurley’in arabasının bozulduğu sahnede hız 16 kilometreden 15′e sonra da 8′den 4′e düşüyordu. Bu sırada arabada termometre 23 dereceyi gösteriyordu. (Exodus, Bölüm 2)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Hurley havaalanına giderken arabasının önüne geçen 6 amigo kızın üniformalarında yine bu gizemli rakamlar görünüyordu. (Exodus, Bölüm 2)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- “Swan”ın girişindeki kapakta görülen rakamlar yine aynı. (Exodus, Bölüm 2)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Desmond’un koluna enjekte ettiği ilacın üzerinde bu sayılar vardı (Orientation)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Claire’e Staff istasyonda da yapılan iğnelerin üzerinde yine bu rakamlar vardı. (Maternity Leave)
- Aynı rakam dizisini, Juliet’in kızkardeşi Rachel’a enjekte ettiği ilacın da üzerinde görüyoruz. (Not in Portland)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Swan’daki blastdoor’un üzerinde de bu rakamlar vardı. (Lockdown)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Los Angeles Polis Departmanı’ndaki park halindeki polis arabalarının üzerinde bu rakamlar var. (Two for the Road)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Matematiksel açıdan sayıların toplamı: 4 + 8 + 15 + 16 + 23 + 42 = 108 , çarpımları ise 4 x 8 x 15 x 16 x 23 x 42 = 7418880 ediyor ki bu rakam da karşımıza Penny’nin emrindeki dinleme istasyonunun monitöründe karşımıza çıkıyor:

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

Ayrıca: 4 sayısı üzerine detaylar

- Locke’ın tekerlekli sandalyede olduğu yıl sayısı.
- Kate’i götüren polisin çantasındaki silah sayısı.
- Boone’un tişörtünün üzerindeki as sayısı.
- Oceanic’in logosunda , “O” harfinin içindeki çember sayısı.
- Hurley’in büyükbabasının kalp cihazının takılı olduğu yıl sayısı.
- Sam Toome’un kendini öldürdüğünden beri geçen yıl sayısı.
- Sawyer’ın son doğumgünü dileğini dilediğinden beri geçen yıl sayısı.
- Michael’ın yaptığı salın alabileceği kişi sayısı.
- Locke’ın anlattığı hikayede Michalangelo’nun mermere bakarak geçirdiği ay sayısı.
- Boone’un “hatch’e bakarak mı geçireceklerini” sorduğu ay sayısı.
- Locke’ın Boone’u bağladığı yerden sahile olan uzaklık(mil).
- Michael’ın Jack’i çöken mağaradan kurtarmak için ihtiyacı olan kişi sayısı.
- Boone’un Shanonn’ın astım ilacı için getirdiği yedek sayısı.
- Jack’in ucak enkazını yaktığı güne kadar geçen gün sayısı.
- Michael hastanadeyken ona bakan hemşirenin sahip olduğu çocuk sayısı.
- Locke’ın Ethan’ı yakalamak için kurduğu tuzak sayısı.
- Hurley’in “Charlie Ethan’ı vurdu” cümlesini kullanma sayısı.
- Medyumun Claire’ı ikna etme çabalarının sürdüğü ay sayısı.
- Claire’in rüyasında gördüğü beşikteki uçak sayısı.
- Locke’ın “O kadar hafta önce ben de inanmazdım” dediği hafta sayısı.
- Boone’un “Theresa merdivenlerden düştü” sözünü tekrar etme sayısı.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Locke’ın “Deus ex Machina” bölümünün sonunda , arabasının tavanına vurma sayısı.
- “Whatever the case may be” adlı bölümde , banka hırsızlarının silahlarını ateşleme sayısı.
- Locke’ın 1.sezon finalinin sonunda , ışık yanmadan önce Hatch’in kapağını yumruklama sayısı.
- Charlie’nin kan grubunu sorduğu kişi sayısı.
- Hurley’in Daniel’i aramaya gitmeden önce çantasına attığı su şişesi miktarı.
- Jin’in Claire doğururken yardım etmeye gitmeden önce salın aksına vurma sayısı.
- Michael Walt’un bakıcısından aldığı kutuyu tutarken mektuplara vurduğu fiske sayısı.
- Walt’un okuduğu çizgi-romanın DC logosundaki yıldız sayısı.
- Shannon’ın , Sayid onu teselli etmeye gelene kadar , Boone’un saçlarını okşama sayısı.
- Arzt’ın sal ile ne zaman denize açılacağını söylediği ay sayısı.
- Hatch’i açarken orda bulunan insan sayısı.
- Walt’u almaya gelen teknenin içindeki “Other” sayısı.
- Desmond’un stadyumda Jack’e “kardeşim” deme sayısı.
- Nathan’ın delikte kaldığı gün sayısı.
- Ana’nın flashbackinde Anna ve piskoloğunun tekrar görüşmesinden beri geçen ay sayısı.
- Ana Lucia’nın vurulma sayısı.
- Ana’nın , Eko’yla konuşmadan önce , elindeki sopayı yere batırma sayısı.
- Shannon Boone’a “Locke ile ormanda 4 gündür ne yapıyorsunuz” diye sormuştu.
- Sayid fransızca sinyalin Sat 4 olabileceğini söylemişti.
- Leonard Connect 4 oynuyordu.
- Walt tavla oynarken “4-3″ gelmesini istiyordu.
- Sayid’in arkadaşı C4 bombası çalmıştı ve intihar ederken onu kullanacaktı.
- Sawyer’ın okuduğu araba dergisinde “arabanın 4.4 litrelik motoru” olduğu yazıyordu.
- Aynı dergide “arabanın 400 beygir ” olduğu yazıyordu.
- Hatch’deki alarm geri sayım 4dk kalınca başlıyor.
- Sun yüzüğünü sal adayı terkettikten 4 gün sonra kaybetti.

8 üzerine detaylar

- Uçak düştüğünde Claire 8 aylık hamileydi.
- Tetikçi Jin’e 8 km/s hızla gitmesini söylemişti.
- Hurley’in ayakkabı fabrikasında çıkan yalgında ölen kişi sayısı.
- Sawyer ve Christian Shepherd viski içerken yaptıkları shot sayısı.
- Kate’in dediğine göre babasıyla geyik avlamaya çıktıklarında , bir geyiğin peşinde 8 saat iz sürdükleri olmuş.
- Michael trafik kazası geçirdiğinden beri geçen yıl sayısı.
- Michael Walt’a 8 senedir mektup yazıyordu.
- Locke ve Helen’ın ilk konuştuklarından beri geçen ay sayısı.(flashback’te)
- Charlie’nin gitarını çalmadan geçirdiği gün sayısı.
- Driveshaft’ın turda geçirecek olduğu hafta sayısı.
- Jack ve diğerleri , kazadan 8 gün sonra mağaralara taşındı.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Michael inşaat sektöründe 8 yıl çalıştı.
- Kate’in evinde kaldığı çiftçinin karısının ölümünden beri geçen yıl sayısı.
- Kate tutuklandığından beri geçen yıl sayısı.
- Jin’in “mesaj ulaştırırdığı” adamı yumruklama sayısı.
- Jack’in sağdıcının konuşmadan önce içmesi gerektiğini söylediği bira sayısı.
- Locke’ın söylediğine göre , futbo toplarının bulunduğu reyonun numarası.
- Sarah kazadan 8 ay sonra evlenecekti.
- Claire’ın söylediğine göre Aaron 8 saattir uyanıktı.
- Sawyer babası ve annesi öldüğünde 8 yaşındaydı.
- Shannon’ın babası Boone’un annesi ile evlendiğinde Shannon 8 yaşındaydı.
- Hurley’in lotoyu kazandıktan sonra röportaj yaptığı kanal , Kanal 8′di.
- Walt Ağustos’ta doğdu. (8.ay)
- Ethan’ın Claire’i kaçırmasından , Claire’in geri dönüşüne kadar geçen süre 8 gün.
- Charlie’nin ayakkabı numarası. (Bizden farklı tabi ki ABD’de ayakkabı numaraları , yoksa o kadar küçük bir ayağı olamaz =)
- Sawyer’ın okuduğu araba dergisinde gösterilen arabanın V8 teçhizatına sahip olduğu yazıyordu.
- Hurley’in arabasını satın aldığı yaşlı adamın şapkasındaki numara 8.
- Hatch’in duvarında 8 yazıyor.
- Sarah’nın hastane odasındaki bazı eşyalarının üzerinde 8 var.
- Dharma logosu bir sekizgen.

15 üzerine detaylar

- Danniel’in ekibinde bulunan kişi sayısı.
- Sawyer ve Christian’ın içtiği viski şişesinin üzerinde yazan sayı.
- Boone’un Avusturalya’ya giderken havada geçirdiği saat sayısı.
- Kate’in gittiği çiftlikten en yakın kasabaya olan uzaklık.(km)
- Locke’ın söylediğine göre , Nerf toplarının bulunduğu reyonun numarası.
- Kate ve Tom’un zaman kapsülünü gömdüğünden beri geçen yıl sayısı.
- Locke’ın annesinin doğum günü: 15 Ekim.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Shannon uçağa binmeden önce “Ağlayan bir bebeğin yanında 15 saat geçirmek istemiyorum” diyor.
- Kuyruk kısmındakilerin sahilden taşınıp ilk kamplarını yapmaları kazadan 15 gün sonrası.

16 üzerine detaylar

- Danniele’in sinyalinin tekrar ettiği yıl sayısı.
- Hurley’in lotoyu kazandığı andan önce , bir kazanan olmayan hafta sayısı.
- Sam ve Lenny’nin sayıları duymasından beri geçen yıl sayısı.
- Oceanic’in “O”sunda bulunan nokta sayısı.
- Shannon’ın bursu için günde çalıştığı saat sayısı.
- Jack, Kate ve Charlie pilotu kazadan 16 saat sonra buldular.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Jack’in ilk ameliyatındaki hastanın yaşı 16.
- Jack uçağa binmek için tartıştığı havaalanı görevlisine “16 saat içinde babamı gömmem için LA havaalanına inmem gerekiyor” demişti.
- “Confidence Man” adlı bölümde, havuzun bulunduğu yerde, üzerinde “The Date is June 16th” yazan bir poster var.
- Uçağın kalkış saati : 14:16
- Hatch’in duvarında 16 yazılı.
- 3.sezonun ilk bölümünde Desmond kullandığı egzersiz bisikletiyle 16mph hıza çıkıyor.

23 üzerine detaylar

- Jack , Charlie’yi hayata döndürmek için CPR uygularken , Kate dur diyene kadar Charlie’nin göğsüne 23 kere vuruyor.
- Jin’in saldaki aksa 23 kere vurduğunu duyuyoruz.
- Yemi’nin olduğu uçaktaki bir kutunun üzerinde 23 yazdığını görüyoruz.
- “Confidence man” adlı bölümdeki duvarın üzerindeki posterde ayrıca “The Date is May 23rd” yazıyor.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Michael hotel odasındaki saate baktığında saat: 5:23…
- Jack’in koltuk numarası: 23B
- Uçak yolcuları 23. kapıdan alıyordu.
- Nathan’ın muz bulduğu gün 23.gün. Sonraki gün ise öldürüldü.
- Herkes Shannon’ın cenazesinden döndüğünde , geri sayım 23 saniyede.
- Locke bilgisayarları Michael’a açıklarken , geri sayım 23 dakikada.

42 üzerine detaylar

- Connect 4 oyununda bulunan boşluk sayısı.
- Daniele kağıtlara “numbers”ı 7 kere yazmış. Bu da toplam 42 sayı var demek oluyor.
- Claire’in flashbackinde Claire “6 hafta gecikti” diyor. 6 hafta=42 gün

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Ana Lucia’nın koltuk numarası: 42F
- Uçağın ETA’sı 10:42 (ETA=Tahmini varış süresi)
- Hatch’deki duvarda 42 de yazıyor.
- Boone, adadaki 42.günde öldü..

815 üzerine detaylar

- Kate’in açmak istediği kasanın numarası 815.
- Sayid’in önünden geçtiği bir binanın numarası 815.
- Uçuş numarası.
- Charlie’nin satmaya çalıştığı fotokopi makinesinin modeli: C-815
- 8 ve 15 futbol toplarının bulunduğu reyonlar.
- Kate ve Tom zaman kapsülünü 15 Ağustosta gömdü
- Adam Rutherford (Shannon’ın babası) saat 8:15′te öldü.
- Widmore Cooperation?ın resepsiyonuna gelen kargo elemanının şapkasının üzerinde 815 sayıları yer alıyor ve eleman kargoyu 815 no.lu odaya getirdiğini söylüyordu.

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

İçinde “sayılar”ın geçtiği diğer sayılar

- Walt’un çizgi-romanının İspanya fiyatı: $800.00 , Şili fiyatı: $1,600.00 , Arjantin fiyatı: $4.00
- Uçak türbülansa 40.000 feetteyken giriyor.
- Charlie Locke’ın 400 bıçak getirmesiyle ilgili espriler yapıyor.
- “Adem ve Havva” 40 yıldır mağaradalar.
- Sawyer dolandırdığı kadının kocasından $160.000 alıyor.
- Locke’ın annesi 1940′ta doğmuş.
- Kate’in üzerine konan ödül $23.000
- Jack’in nişanlısının pijamasının üzerinde 44 yazıyor.
- Boone öldükten sonra 44 kişi kaldılar.
- Hurley arabasını istediği yaşlı adama $1600 ödüyor.
- Hurley annesine $160mil bırakıyor.
- Hurley’in söylediğine göre Twinkie’ler 8,000 yıl bozulmadan kalıyor.
- Hatch’i kazadan 44 gün sonra açıyorlar.
- Oryantasyon videosunda “Copyright 1980″ yazıyor.
- Eko 40 gün konuşmuyor.

Kombinasyonlar

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Kazada sağ kalan 48 kişi var. (4 & 8 )
- Boone’un tişörtündeki Çince semboller 84′e tekabül ediyor. (8 & 4)

Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Driveshaft müzik kutusunda 234. sırada. (23 & 4)
- Hurley’in otel odasının numarası 2342. (23 & 42)
- Hurley’in jipi bozulduğunda , hız önce 16′dan 15′e düşüyor , sonra 8′den 4′e düşüyor. Ayrıca hava sıcaklığının 23 derece olduğunu görüyoruz ve Hurley’in jiple daha 42km yaptığını görüyoruz. (4 & 8 & 15 & 16 & 23 & 42)
- Hurley bir grup ponpon kızın yanından geçiyor ve kızların her birinin üzerinde “numbers”tan bir sayı yazıyor. ( 4 & 8 & 15 & 16 & 23 & 42 )Numbers (Numaralar) ile ilgili resim

- Desmond’un kullandığı enjektörün üzerinde CR4-81516-42 yazıyor. ( 4 & 8 & 15 & 16 & 42 )
- Silah deposunun kilidinin kombinasyonu: 23-42-48 (23 & 42)
- Hatch’deki alarm çaldığında (2.kez) geri sayım 2:38′de. (23 & 8 )
- Hatch’deki şekerlerin üzerinde yazan son kullanma tarihi: 23.04 (23 & 4)
- Ana Lucia’nın rozet numarası: 8-ADAM-16 (8 & 16)




Kader”e dair bir fikir

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 8:32 am

Kader”e dair bir fikir ile ilgili resim

LOST’ta başından beri sürekli olarak yer alan temalardan biri, bilim ve kader arasındaki mücadele. Bu, hepimizin günlük hayatta devamlı olarak deneyimlediği ortak bir savaşım ve LOST bu temayla yüzleşmemizi sağladığı için muhteşem bir iş başardı. Ben, bizim kendi sitemiz dâhil olmak üzere web’deki hemen tüm sitelerde tartışmaların çoğunun, adada gerçekleşen olayların mantıklı bir açıklaması olduğuna inananlarla, cevapların daha mistik şekilde verileceğine dair inancı olanlar arasında geçmesini ilginç buluyorum. Her zaman, diziyle ilgili fikirlerimin bilim ve kader arasında bir yerlerde olduğunu düşünmüşümdür.

lost ocean

İşte tam da bu yüzden, her hafta bize gösterilenleri gölgede bırakacak açıklamalar yapmaya çalışan teoriler yayınlamaktan imtina ediyorum. Tabii ki, bir sonraki bölümde neler olacağına ve belirli şeylerin arkasında kim ya da ne olduğuna dair fikirlerim var ama buna bir teori deyince, kendinizi geçmiş ve gelecekte kimin doğru kimin yanlış olduğuyla ilgili söylenmeyen şeylere açıyorsunuz. Ayrıca fark ettim ki, birisi bir web sitesine bir teori yolladığı zaman, onu beslemek ve korumak eğiliminde oluyoruz, onu bütünüyle boşlamak ve yanıldığımıza inanmak istemiyoruz. O yüzden bunların hiçbirini teori olarak adlandırmak istemiyorum. Bunu daha ziyade bir fikir ya da haftalarca devam eden bazı gizemli olayların muhtemel çözümü olarak düşünmeyi tercih ediyorum. Bu fikirlerin çoğu konusunda kesinlikle hak iddia etmiyorum çünkü çoğunuz, bunları haftalardır hatta bazılarını belki de yıllardır konuşuyorsunuz. Bunlar şu anda öngörmeyi seçtiğim fikirlerden başka bir şey değil. 5 haftalık ardan sonra dizi yeniden yayınlanmaya başladığında, bu fikirleri bırakma hakkımı saklı tutuyor olacağım.




4×13 Charlotte’ın sırrı…

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 8:31 am

4×13 Charlotte’ın sırrı… ile ilgili resim

Adaya geldiği ilk andan itibaren çoğunuzun Charlotte’tan pek de hoşlanmadığını tahmin edebiliyorum. Tavırları oldukça gizemli, samimiyetsiz ve rahatsız edici. Onu ilk olarak, çöldeki kutup ayısı iskeletini incelerken görmüştük.

Yüzünde hayretten çok sevinç ifadesi vardı. Sanki içindeki bir takım şüpheler için bir ispat bulmuş gibiydi. Kutup ayısının orada olduğunu nasıl oluyor da biliyordu peki?

Gelelim Charlotte ve Miles’ın adayla olan ilişkilerine…

Daniel, gemiye giden bir sonraki bot seferinde Miles ve Charlotte’ın da bulunmmasını ısrarla istemesine rağmen, Miles bunu reddetti. Ama neden?

Charlotte’a ne demeli? Miles’la aralarında geçen konuşma sizce de ilginç değil miydi? Anlaşılan Charlotte adada daha önce de bulunmuş. Miles’ın bunları kendinden emin bir şekilde söylemesi de garip doğrusu. Bu bilgiyi nerden edindi dersiniz? Üstelik bu konuşmanın üstüne, Charlotte fikrini değiştirip adada kalmaya karar verdi. Dan’e bunu söylerken “Charlotte bu adada mı doğmuş?” sorusu geliyor akla. Yalnız dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Daniel’a söylediği tam olarak şu cümleydi:
“Sana, hala doğduğum yeri aradığımı söyleseydim, mantıklı gelir miydi?”
Hala aradığını söylediğine göre, bahsettiği doğum yeri adadan başka bir yer olabilir mi?




Lost Oyun Oluyor - LOST The Video Game

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 8:21 am

Oyunseverlerin yakından tanıdığı oyun yapımcı firması Ubisoft, tüm dünyası etkisi altına alan lost dizisini oyun dünyasına taşımaya hazırlanıyor. oyunla ilgili henüz detaylı bilgiler verilmese de yayınlanan tanıtım videosuna göre, diziyle aynı senaryo üzerine kurulacak. 2008 yılı başlarında çıkması beklenen lost oyunun türü muhtemelen FPS ve kahramanı Jack olacak




Lost’ un Kahramanları Meğerse Tavşanmış

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 8:18 am

Lost’ un Kahramanları Meğerse Tavşanmış ile ilgili resim

Lost, yayınlandığı günden beri izlenme rekorları kıran, Türkiye dahil bir çok ülkede önemli bir hayran kitlesi yaratan, fan kulüpler doğuran bir dizi. Meraklıları lost’ u grup halinde izliyor, teoriler geliştiriyor, kendine bir karakter seçiyor, “jack mi sawyer mı ” diye soruyor birbirine. Lost daha Türkiye’ de yayınlanmadan, internet aracılığıyla bölümleri elden ele dolşatı, alt yazı çevirmenlerine bile saygıyla yaklaşılan bir fenomene dönüştü.

Dizideki gizemli sayılarla sayısal loto oynayanlar olduğu gibi diziyi hiç izlemediğini söyleyip övünenlerde var. farklı yönetmenler tarafından çekilen bölümleri sayesinde her bölümde farklı bir tempo yakalayan, pilot bölümleri bile milyon dolara mal olan dizinin öenmli özelliklerinden biri, aksiyonun ötesinde, senaryosunda pek çok edebi göndermenin bulunması : Esrarlı Ada, İki Yıl Okul Tatili, Sineklerin Tanrısı, Robinson Crusoe, Doktor Moreau’ nun Adası, Odysseia, Alice Harikalar Diyarında, Fareler ve İnsanlar gibi eserler, dizinin ilham kaynakları arasında.

Ancak bunlardan birisi var ki, olay kurgusundan çoğu karaktere kadar pek çok şey ortak Türkçeye çevrilerek bu ay yayınlanan “Watership Tepesi” Richard Adams tarafından 1972′ de kaleme alındı BBC’ nin düzenlediği bir okur anketinde yüzyılın romanları arasında 42. sırayı aldı, Dikkatli izleyiciler dizinin önemli karakterlerinden sawyer’ ın bu kitabı elinden düşürmediğini hatırlayacaktır. Bir bölümde sawyer başka bir karakter olan kate’ e watership tepesinin konusunu şu sözlerle özetliyor. “Sadece tavşanlarla ilgili. Lanet olası bir kitap” Ancak Watership Tepesi okadar basit değil.

Tavşanlar Yeni Bir Toplum Kurmak İçin Mücadele Ediyor

Watership Tepesi, ingiliz yazar Richard Adams’ ın (87) kızlarına anlattığı öykülerden oluşuyor. Kitabın kahramanları tavşanlar. Roman, Fiver, Hazel-Rah ve birkaç dostunun kolonilerini terk edip, yeni bir yaşama alanı bularak bir koloni kurmak amacı ile giriştiği çetin mücadeleyi anlatıyor.

Pisişik güçleri olan Fiver birgün çimenlik arazide dolaşırken dikkatini çeken insan ürünü bir tabela yüzünden, ilerleyen günlerde kolonilerini kötü günlerini beklediğini hisseder ve bunu il önce en yakın dostuna, sonrada koloni liderlerine söyler. Ancak ciddiye alınmadıkları gibi, koloniyi terk etmek zorunda kalırlar, zira getirdikleri öneri tavşanlarının şefini sinirlendirmiştir.

Yeni yerler bulmak için yola koyulan Fiver, Hazel-Rah ve arkadaşları, önce doğal düşmanları olan tilki, gelincik ve diğer büyük hayvanlarla mücadele etmek zorundadır. Daha sonra besili ve güzel kokan başka bir tavşan görüp onun kolonisine giderler. Ancak Efrafa adındaki bu kolonide ters giden birşeyler vardır. Buradaki tavşanlar geçmişlerini unutmuştur ve tavşanların asla yapamayacağı şekilde davranmaktadırlar. Örneğin yiyecekleri stoklamaktadırlar. Efrafa kolonisi, sanki insan elinden çıkmıştır. Daha sonra anlayacaklardır ki, bir çiftçinin arazisindedirler ve çiftçi hepsini birden avlamak yerine araziye kurduğu kapanlar sayesinde tek tek tavşanları yakalayarak onları besin depolar gibi yaşatmaktadır.

Lost’ un Kahramanları Meğerse Tavşanmış ile ilgili resim

Özgür yaşamaya alışmış olan kahramanlarımız, oradan kaçıp yeniden yola çıkarlar. Son derece disiplinli, yeşil araziye bile vardiyalı bir şekilde yayılan bir tavşan kolonisine denk gelirler. Onlara katılmak imkansızdır. Fiver, Hazel-Rah ve dostları, kendilerine bir yerleşim alanı bulurlar, ancak dişi tavşan meselesi kendini hissettirmeye başlar. Önce bir çiftçinin bahçesindeki kafeste duran tavşanları ikna etmeye çalışırlar. Ancak açık alana hiç çıkmamış tavşanları ikna edip kaçırmak zordur. Daha sonra Cowslip kolonisinden dişileri ve kendilerine katılmak isteyen erkekleri kaçırma planı uygulamayabaşlarlar. Bu konuda onlara dostluk kurdukları, sakat kanadını iyileştirdikleri martı Keehar yardımcı olacaktır.

Romanın ve Dizinin Karakterleri İkiz Gibi

Hazel-Rah - Jack Shephard

Bigwig - Sawyer

Fiver - Desmond

Bluebell - Hurley

Keehar - Rousseau

Frith - Jacob

Strawberry - Juliet

General Woundwort - Benjamin Linus

Cowslip Kolonisi - Diğerleri Grubu

Efrafa kolonisi - Dharma Girişimi




Josh Holloway (Sawyer) Türkiye’ ye Geliyor

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 8:16 am

Josh Holloway (Sawyer) Türkiye’ ye Geliyor ile ilgili resim

Tüm dünyada izlenme rekorları kıran Lost dizisinde Sawyer karakterini canlandıran Josh Holloway, Magnum reklam filmi çekimi için Türkiye’ye geliyor.

Cnnturk.com‘un haberine göre, Bugüne kadar reklam filmlerinde Elizabeth Hurley ve Eva Longoria gibi dünyaca ünlü sinema yıldızlarıyla çalışan Magnum, ilk kez bir erkek yıldızla anlaşma yaptı. Reklam filmi Nisan ayında Türkiye’de çekilecek.

2005 yılında People dergisi tarafından derlenen “Dünyanın En Güzel 50 İnsanı” listesine giren ve 2006 yılında da İngiltere’deki “OK!” dergisinin dünyanın en seksi erkekleri listesinde ilk 20’de yer alan, Emmy ve Golden Globe ödüllü TV dizisi Lost’un yıldızı Josh Holloway, Nisan ayında çekilecek Magnum reklam filminde oynamayı kabul etti.

Reklam filminde Holloway’e eşlik edecek Magnum kadınının kim olacağı ve çekimlerin nerede yapılacağı ise henüz açıklanmadı. Senaryosu Pars McCann Erickson tarafından hazırlanan reklam filmini Atlantik Film yönetmeni Can Ulkay çekecek.

Konuyla ilgili açıklama yapan Algida Pazarlama Direktörü Şükrü Dinçer, “Herkes için sürpriz olacak bir adım atarak dünyaca ünlü bir erkek yıldız ile çalışma kararı aldık. Pek çok erkek film yıldızı arasından Josh Holloway’i seçtik” diye konuştu.

Josh Holloway kimdir?

Aktör Josh Holloway beş yıl boyunca televizyonda ve sinemada çoğumuzun haberinin bile olmadığı rollerde oynadı. Ancak 2004 yılında, ABC televizyonunda yayınlanan Lost dizisinde James “Sawyer” Ford olarak iddiasız tarzı ve Güneyli cazibesiyle ortaya çıkıp da Hollywood’u fırtına gibi kasıp kavurmasıyla her şey tamamen değişti.

Holloway California Santa Clara’da doğdu; ancak daha iki yaşındayken ailesi Georgia Blue Ridge Mountains’a taşındı. Holloway ve üç erkek kardeşi kırsal Georgia’da büyüdüler; bu da aktörün doğaya duyduğu derin sevgiye büyük bir katkıda bulundu.

Georgia Üniversitesi’nde okumaya başlayan Holloway bir yıl sonra okulu bırakıp New York’a taşındı ve başarılı bir model olarak tüm Avrupa’yı ve Kuzey Amerika’yı dolaştı. Holloway kısa sürede gösteri sanatlarına ilgi duyduğunu fark etti. Daha sonra Los Angeles’e taşınan Holloway, “Navy NCIS”, “CSI” gibi dizilerdeki küçük rollerin yanı sıra, bazı bağımsız filmlerde de oynadı.

2005 yılında People dergisi Holloway’i “Dünyanın En Güzel 50 İnsanı” listesine seçti. 2006’nın yazında ise, Holloway genç kızlara adam kaçırma ve tecavüzden korunma tekniklerini öğretmeye yönelik “Yangın Var Diye Bağırın” adındaki kâr amacı gütmeyen korunma programında rol aldı.

Doğuştan bir adrenalin bağımlısı olan Holloway, snowboard ve arazi bisikletçiliği gibi ekstrem sporlara bayılıyor. Bunun dışında, ara sıra tekne kullanarak, spor amaçlı balık tutarak ve gitar çalarak rahatladığı da biliniyor. Aktör karısı Yessica ile Hawaii’de yaşıyor.

Kaynak :Milliyet Gazetesidir…




5. Sezonu Beklerken Lost Haberleri

Cuma 1 Ağustos 2008 @ 7:53 am

5. Sezonu Beklerken Lost Haberleri ile ilgili resim

Lost kıpırdanmaya başladı.. dharma wants you ile yeni bir bilmece serisine başlıyorlar.. abc’nin bu konudaki resmi açıklaması şöyle;

“The campaign is aimed at keeping current fans interested until the show’s February return, and to catch the eye of people who hadn’t watched before. We were trying to play it like it was real and not break that fourth wall

şu anda site yapım aşamasında, ama işin başlangıcı octagon global recruiting sitedeki video, comic-con’dan bahsediyor.. lost’un comic-con duyurusunu yaptığı bültende, (siteden bültene siz de üye olabiliyorsunuz) şöyle bir ibare de var;

The volunteer eligibility assessment will be available online from July 28th for a limited time at www.dharmawantsyou.com

yani 28 temmuz’dan itibaren herhalde bir kaç gün, dharmawantsyou sitesinde oyunun ilk parçası yayınlanacak..
ayrıca duyurunun sayfasının kaynak koduna bakarsanız şu yorumu buluyorsunuz;

Continue Reading »
5. Sezonu Beklerken Lost Haberleri




Lost Resimler

Perşembe 31 Temmuz 2008 @ 5:36 pm

lost afiş

Lost Resimler ile ilgili resim

Lost Resimler ile ilgili resim

Lost Resimler ile ilgili resim

Lost Resimler ile ilgili resimLost Resimler ile ilgili resim

Lost Resimler ile ilgili resimLost Resimler ile ilgili resim

Lost Resimler ile ilgili resimLost Resimler ile ilgili resim

Lost Resimler ile ilgili resim




Evinde televizyon yok

Perşembe 10 Nisan 2008 @ 9:07 pm

Evinde televizyon yok ile ilgili resim

Ekranların fenomen dizisi Lost’un yıldızı Evangeline Lilly’nin evinde televizyon olmadığını biliyor muydunuz? İşte Lost’un yıldızı Lilly’nin bilinmeyenleri:

Yolda yürürken Ford Mankenlik Ajansı tarafından keşfedildi.

Modellik yapmak istemeyen Lilly, ilk olarak LiveLinks adlı bir çöpçatan hattının televizyon reklamlarında oynadı.

Lost dizisinde rol alması kararlaştırıldıktan sonra uzun süre çalışma vizesi almadığı için Amerika’ya giremedi. Dizi ekibi başka oyuncu ararken son anda vizesi onaylandı.

Hokey oyuncusu Muray Hane ile evlenip ayrıldıktan sonra Lost’tan rol arkadaşı Dominic Monaghan’la nişanlandı.

Arkadaşları ona Monkey (maymun) diyor çünkü ağaçlara tırmanmayı çok seviyor.

Yalnız kalmaya bayılıyor. Dindar bir ailenin çocuğu olan Lilly, küçüklüğünden beri televizyon izlemiyor. Evinde televizyon yok.




Yeni sezon başladı Lost fanatikleri bayram ediyor

Perşembe 10 Nisan 2008 @ 9:06 pm

Yeni sezon başladı Lost fanatikleri bayram ediyor

Yeni sezon başladı Lost fanatikleri bayram ediyor ile ilgili resim

Amerika’dan sonra, gösterildiği her ülkede izleyenleri ekran başına kilitleyen ‘Lost’, üçüncü sezon bölümleriyle Digitürk’te yeniden hayranlarıyla buluştu. Ülkemizde de geniş bir hayran kitlesi bulunan dizinin yeni sezonu, Amerika’da fırtınalar estiriyor. İşte, fanatikleri için Lost’un dünden bugüne hikayesi…

Televizyon icat olduğu günden beri Amerikalı dostlarımız sağolsun, her zaman bizi oyalayacak bir dizi mutlaka buluyor. 60′larda ‘Görevimiz Tehlike’, 70′lerde ‘Kaçak’, ‘Charlie’nin Melekleri’, 80′lerde ‘Mavi Ay’, ‘Miami Vice’, 90′larda ‘Kuzeyde Bir Yer’, ‘X Files’, 2000′lerde ‘The Sopranos’, ‘Desperate Housewives’ ve bu zincirin son halkası ‘Lost’! Hem Amerika’da hem de ülkemizde şu sıralar bir ‘Lost’ fırtınası esiyor. 4 Ekim’de Amerika’da üçüncü sezonu başlayan (Bizde de 26 Aralık’ta başladı) dizi, gerek oyunculukları, gerek çekimleri, gerekse de öyküsüyle son derece kaliteli bir yapım. İlk iki sezonu (birinci sezon 24, ikinci sezon ise 23 bölüm) ABD’de her hafta ortalama 20 milyon izleyiciyi ekran başına toplamayı başarmış. İngiltere’de dizinin ilk bölümü 6 milyon kişi tarafından izlenmiş ki bu Kraliçe’nin ülkesi için bir rekor! Dizinin konusu kısaca şöyle; Oceanic Havayolları’na ait 8-15 sefer sayılı yolcu uçağı Avustralya-Amerika seferi sırasında Büyük Okyanus’ta bir adaya düşer. 48 yolcu kurtulur! Ada bildiğimiz adalardan değildir. Yolcular da adanın bildiği yolculardan değildir. Her şey gizemli bir hal alırken, yolcular da adadan bir türlü kurtulmayı başaramaz…

SENARYOSU SÜREKLİ ŞAŞIRTIYOR
Aslında Lost’la ilgili yazılacak tonla şey var; adadaki kutup ayısından başlayıp, lanetli sayılara, kahramanların okudukları kitaptan dinledikleri şarkılara kadar! Dev bir labirent gibi bu dizi; çıkışı bulayım derken daha da içine dalıp, daha da kayboluyorsunuz. Gerçi sıradan bir izleyici için bunların çok da önemi yok! Çünkü her bölümün sonunu insanın midesine kramplar sokan bir merak unsuruyla bitiren senaryo ekibi de, daha nereye kadar gideceklerini bilmiyor! ABC televizyonunun yöneticisi Lloyd Braun’un bu sıradışı hikayesini; J.J Abrams ve Damon Lindelof kağıda dökmüş. Lindelof, dizinin pilot bölümünün, oyuncu seçimi, senaryo, çekim, kurgu dahil 11 haftada yaklaşık 14 milyon dolara mal olduğunu anlatıyor.

NORMAL BİR ADAYA DÜŞMEDİLER
Lost, yayınlandığı akşam Amerika’da 19 milyona yakın izleyiciyi ekran başına topladı. Bu sayı ortalama 28-30 milyon izleyici çeken ‘Crime Scene Investigation’a nazaran azdı ama kanal izlenme oranlarından memnun kaldı ve Lost çok geçmeden bir fenomen olarak televizyon tarihindeki yerini aldı! İnternette açılan hayran siteleri, forumlar ile dizinin ünü kulaktan kulağa yayıldı. Lost’un genç yaratıcıları J.J Abrams ve Damon Lindelof, dizinin geldiği noktadan memnuniyetlerini dile getirseler de başlangıçta ne yazacakları konusunda hiçbir fikirleri olmadığını söylüyor. Lindelof o günleri şöyle anlatıyor: “Adaya düşen bir uçak ve kurtulanlarla ilgili bir hikaye istendiğinde J.J’le farklı bir şey yapalım istedik. Ada normal bir ada olmazsa ve yolcular adadan da garip olursa elimize bir çok done geçeceğini düşündük. İkimizin de çok iyi birer ‘Alacakaranlık Kuşağı’, ‘X Files’ izleyicisi olmamız dizinin hikayesinin gelişmesine oldukça katkıda bulundu.” Abrams ve Lindelof oyuncuları seçerken de farklı bir yol izlemiş. Seçmeye gelen oyunculara önce diğer roller okutulmuş. Hatta çok beğendikleri bazı oyuncular için karakterler yaratılmış. İkili, Jorge Garcia’yı ‘Curb Your Enthusiasm’ dizisinde görüp mutlaka Lost’ta olmalı diyerek onun için ‘Hugo Hurley Reyes’ karakterini yazmış. Seçmeler sırasında Yunjin Kim’i o kadar sevmişler ki orijinal senaryoda Japon olan evli çifti Güney Koreli’ye çevirmişler. Damon Lindelof, bölüm hikayelerinin nasıl çıktığını da şöyle anlatıyor: “Senaryo toplantısında bu bölümde kimin öyküsünü anlatalım diye başlıyoruz. Karaktere karar verdikten sonra da öykünün adayla bağlantısını nasıl yapacağımızı kararlaştırıyoruz. Sonrası geliyor…”

Ünlülerden diziyle ilgili görüşler:

Aslı Tandoğan (Oyuncu): Yayınlanmadan getirtiyorum
Başından beri takip ediyorum. Türkiye’de yayınlanmadan bölümlerini Amerika’dan getirtiyorum. Arkadaş çevremde çok popüler. Senaryosu çok başarılı. Düğümü çözdüğünüzü düşündüğünüz her an iyice karışıyor işler…

Ayça İnci (Oyuncu): Kaçırmadan izliyorum
Başından itibaren izliyorum. Çok beğendiğim bir dizi. Kurgusu, çekim kalitesi, senaryosu, oyunculuklar çok başarılı. Kaçırmamaya çalışıyorum. Kaçırdığım zaman kayıttan izliyorum. Bende zaten bütün eski bölümleri mevcut.

Cem Davran (Oyuncu): Ben pek sevmedim
Etrafımdaki herkes izliyor diye ben de oturup izledim. Ama pek sevemedim. Ben daha çok 24′ü seviyorum. Daha gerçek ve sıcak geliyor. Lost, doğaüstü olaylarla dolu. Bana Amerikan fabrikasyon işlerinden biri gibi geliyor.

Birol Güven (Senarist): Dizi merak uyandırıyor
Bence Lost, dünyanın içinde en çok merak unsuru olan dizisi. Ben bu yönünü çok beğeniyorum. Bir sonraki bölümü merakla bekletme işini Amerikalılar iyi başarıyor. Bir de dizinin gerçek mi gerçeküstü mü olduğuna karar veremiyor seyirci. Artık finalde göreceğiz.




Lost in Lost

Perşembe 10 Nisan 2008 @ 9:05 pm

Lost in Lost

Lost in Lost ile ilgili resim

LOST’U, İLK İZLEDİĞİNİZ GÜNDE YAŞADIĞINIZ HEYECANI, ÜÇÜNCÜ SEZONDA DA KORUMANIZ İÇİN BİRKAÇ ÖNERİMİZ VAR

Lost başarılı bir yapım olmaktan öte, milyonlarca kişi tarafından çözülmeye çalışılan dev bir bulmaca olarak televizyon tarihine damgasını vuruyor. İzleyenlerin büyük çoğunluğu, birer dedektif edasıyla dev bulmacayı çözüme ulaştıracak ipuçlarını topluyor. Dizinin başarısında, izleyicinin en zayıf yanlarından biri olan ‘merak’ unsuru her zaman ön planda tutuluyor. Ayrıca bölümler arasında keşfe açık gizli ipuçları, izleyicilere sürekli olarak ‘ben zekiyim’, ‘ben gördüm’, ‘ben keşfettim’, ‘ben yakaladım’ gibi kişisel tatmini yüksek duyguları aşılıyor. Öyle ki bir süre sonra etrafınızdaki herkes Lost teorisyeni olup çıkıveriyor.

Dizinin popülerleşmesinin ardında yatan önemli faktörlerden biri de yapılan sanal yatırımlar. Dizide görüntülenen en ufak ayrıntılar için bile gerek internette, gerek televizyonda gerçeklermiş gibi tanıtım çalışmaları yapılıyor. Bu sayede dizinin günlük yaşama entegrasyonu ve yayınlanmadığı zaman aralıklarında bile sürerliliği sağlanıyor. Örneğin dizide Dharma logosu bulunmayan nadir ürünlerden biri olan Apollo çikolataları için hazırlanmış bir internet sitesi bulunuyor. Bu ufak bir ayrıntıya ait bir yatırım. Bunun dışında yine internette dizi kurgusuna paralel olarak hazırlanmış farklı sitelerde var. Gerçeklik payı bulunmayan bu siteler aynı zamanda dizi ile ilgili birçok ipucunu da barındırıyorlar.

www.apollocandy.com
www.thehansofoundation.org
www.valenzettiequation.com

Diziyi izleyen kitlenin tümü, dizi karakterlerinde olduğu farklı profillere sahip. Favori olan dizi karakterlerini tespit etmeye yönelik anketler de bu düşünceyi güçlendiriyor. Örneğin Türkiye’de yaklaşık 7500 internet kullanıcısının cevapladığı bir ankete göre (www.yuzsekiz.com), en beğenilen karakterler Sawyer (%28), Jack (%24), Sayid (%16) ve Locke (%11) sırası ile diziliyor. Yani alışılagelmiş dizi formatlarından farklı olarak dizinin bir esas oğlanı bulunmuyor. Karakterlere bakıldığında yakışıklı erkekler ve güzel kadınlar ön planda. Daha sonra izleyicilerin kendilerinden birşeyler bulabileceği ara karakterler geliyor. Karakter profillerindeki bu renklilik dizinin izlenirliğini artırıyor. Bu sayede yapımcılar karakter geçmişlerine ait görüntüleri rahat bir şekilde bölüm aralarına monte edebiliyor.

Diziyi ilk günkü heyecanıyla izleyenlerin yanı sıra her yeni bölümde diziden uzaklaşarak, kendini ve çevresindekileri dizinin git gide bocaladığı yönünde şartlandıranların sayısı göz ardı edilmeyecek kadar fazla. Yazının bundan sonraki kısmında diziyi ilk günkü heyecanınız ile izleyebilmeniz için öneri niteleğinde açıklamalar bulunuyor.

ÜÇÜNCÜ SEZON ÇOK SIKICI
Üçüncü sezon hakkında en çok yapılan yorum, bu sezonun sıkıcı olduğu ve geçmiş sezonların yerini tutmadığı yönünde. Halbuki birinci, ikinci sezon hatta üçüncü sezonu çılgınlar gibi sabahlara kadar, üçer beşer bölümlük seanslar halinde izlerken ne güzeldi değil mi? Evet üçüncü sezonun sıkıcı olmasının nedenlerinden biri bu. Yani bölümleri hiç beklemeden art arda izleyenler üçüncü sezona geldiklerinde çılgına dönüyorlar. Çünkü her bir bölüm için bir hafta beklemek, daha sonra o bölüm için hummalı bir download çalışmasına girmek ve ardından ihtiyaç halinde o bölüme ait altyazıyı bulmak gerekiyor. Bir haftalık bekleme sürecinin ardından türlü zahmetle edinilen bölüm izlendiğinde 40 dakika bir anda geçiveriyor ve izleyiciler bu durumdan sıkılmaya, hatta dizinin eski hızını kaybettiğine inanmaya başlıyor. Özetle bir hafta beklemenin yarattığı sıkıcı durum diziye yansıyor. Halbuki diziyi ilk bölümünden itibaren haftalık olarak takip edenler için Lost her zamanki hızıyla ve heyecanıyla devam ediyor.

DİKKAT SPOILER
Dizinin en büyük düşmanlarından biri spoiler. Yani bir bölüm hakkında o bölüm yayınlanmadan hatrı sayılır derecede bilgi sahibi olmak. Spoiler takibi önceleri zevkli olabiliyor. Bir hafta beklemek yerine yeni bölüm hakkında önceden birşeyler öğrenmek izleyicilerin hoşuna gidiyor. Fakat bölümü izledikten sonra daha önceden aldıkları spoiler bilgiler yüzünden bölüm inanılmaz sıkıcı ve boş gelebiliyor. Örneğin bir bölüm yayınlanmadan önce spoiler bilgi olarak Jack’in öleceğini öğreniyorsunuz. Bölümü izlemeye başladığınız andan itibaren sürekli olarak Jack’in öleceği sahneyi beklediğiniz için dizinin heyecanını kaçırıyor ve dizinin en önemli kısmını bildiğiniz için dizi bittiğinde bu kadarcık mı diyerek diziyi kötülemeye başlıyorsunuz. Eğer ilk günkü heyecanınızı koruyarak diziyi izlemek istiyorsanız spoiler bilgilerden uzak durmalısınız. Spoiler bilgilere ek olarak yayınlanmamış bir bölüme ait görüntüleri içeren ‘sneak peek’leri de dizi keyfinizi kaçırmak istemiyorsanız kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Çünkü diziyi en ufak spoiler bilgisi bile almadan izleyenler her bölümü merakla beklerken, bölüm sonrasında her zaman olduğu gibi ‘vay be’ diyebiliyorlar.

YÜKSELEN BEKLENTİLER
Dizi izleme keyfini kaçıran en büyük etkenlerden biri de yükselen izleyici beklentileri. Öyle ki bir noktadan sonra Lost izleyiceleri isyan edip “yeter artık” diye haykırabiliyorlar. Çünkü ellerinde cevaplanmamış onlarca soruya her bölümde yenileri eklenirken bunlardan sadece birkaçı cevaplanıyor. Halbuki dizi gayet sakin bir şekilde bu bölümde acaba neler açıklanacak yerine acaba bu bölümde neler olacak düşüncesiyle izlenirse eski tadından hiç birşey kaybetmiyor. Yani kendinizi her bölümde yeni soru işaretleriyle boğmayın. Bırakın dizi sizi yönlendirsin.

CEVAPSIZ SORULAR
Cevaplanmayan sorulara yönelilk farklı bir bakış açısı olarak; dizinin sonlanması için 4 yıllık bir süre olduğu unutulmamalı. Yani izlenilen her bölüm sonrası, “ne zaman cevaplanacak bu sorular?” diye yakınmayın. Yapımcıların soruları cevaplamak için hala en azından 3 yıllık süreleri var. Birçok cevaplanmayan sorunun yükselen beklenti ve gereksiz detaycılık sonucunda da ortaya çıktığını unutmayın. Dizide görülen her kareden bir anlam çıkarmaya devam ettiğiniz, en alakasız detaylar için teori üretmeye çalıştığınız sürece diziden uzaklaşırsınız. Daha önce de söylediğimiz gibi kendinizi soru işaretleriyle boğmayın. Eğer cevaplanmayan sorular konusunda dönüşü olmayan bir yola girmiş durumdaysanız tek yapmanız gereken yayınlanmamış bölümlere ve mantık ötesi teorilere bulaşmadan internette dolaşmak. Lost için hazırlanmış ve kaynak niteliği taşıyan sitelerde dolaşarak cevapsız sorularınızın aslında birçoğunun cevaplandığını görebilirsiniz.




«« Previous Posts